Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı ve iltisaklı olduğu piyasacı klik tarafından sızdırılan yasa taslağı bir anda eczacılık camiasının gündemine oturdu. Başlangıçta koparılan fırtına, 2012 yılında yapılan düzenlemeler ve istihdam edilemeyecekleri bilinmesine rağmen tam da bunun için açılan çok sayıda fakülte sonucunda bugünlerde geleceksiz bırakılan meslektaşlarımız için sanıldı. Talep edilen değişiklikler ve bugün gelinen noktada elde kalanlar, meselenin çıkış noktası üzerindeki perdeyi kaldırıp gerçeği görmemize yardımcı olacak nitelikte artık.
Birlikte göz atalım…
Yasa tasarısında talep edilen değişiklikler şu yedi başlıktan oluşuyor:
1. Eczacı-eczacı ortaklığı.
2. Eczane açabilmek için nüfus kriterinin 3500’den 3000’e çekilmesi
3. 72 yaşının üzerindeki eczacılara mesul müdür çalıştırma zorunluluğunun getirilmesi.
4. Yerleştirmede puan sisteminin yerine kuranın getirilmesi.
5. Yaşamını yitiren eczacının varislerine ilişkin hükümlerde yapılan kısmi değişiklikler.
6. Eczanelerin kapalı tutulabilme sürelerinin sınırlandırılması.
7. İlacın internet üzerinden satışına izin verilmesi!
Büyük bir çürük elma, şekerle kaplanmış. Bu acılık tattırılmak isteniyor.
Esas gündem aslında bu maddelerden sadece bir tanesi, diğer maddeler ise maskeleme ajanları…
Bu yasa taslağının esas geçirmek istediği tek madde internetten ilaç satışı maddesi. Piyasacılarla şarlatanların yıllardır gönüllerini süsleyen ütopyaların başında geliyor bu. Bilimle eczacılık mesleğine verilmiş hasta ile ilacın buluşmasında tekel yetkisi, bilimin etik ve vicdani sorumluluğundan çıkarılıp azgın piyasanın insafına terk edilmek isteniyor. Bu sayede yeni kapital, global dünyadan biraz da olsa kendini korumuş olan eczacılığın da tamamen piyasaya açılmasını arzuluyor.
Eczacılığa ve onun meslek örgütüne bir yandan bu yasa tasarısı dayatılıyor, bir yandan da bu sayede ilaç pazarının altı kat artacağı güzel bir şeymiş gibi pazarlanırken eczacıların da buradan palazlanacağı iddia ediliyor. Süreçten anlaşılan o ki bazı imtiyazlı eczacı klikleri, hali hazırda internetten sattıkları gıda takviyeleri ile yeterince semirmiş durumdalar ki tadı damaklarında kalmış. İlacın internet satışında da “ekmeğin” kendilerine kalacağı gibi bir düşünceye sahipler. Kısa süreli böyle olabilir belki ama bakanlığın Amazon ve Trendyol gibi tekellerle de görüştüğü bilgisine sahip durumdayız, fazla heyecanlanmasınlar…
Peki yemin ederek beyaz önlüklerini eline alma hakkına kavuşmuş, insan yaşamını doğrudan etkileyen bir mesleğin mensupları mesleğine dair gelişmelere hangi gözlükle bakmalı?
Peki ya halk sağlığı? Halk sağlığını başkaları mı sağlayacak? Birinci basamak sağlık kuruluşu olmakla övünen bir mesleğin mensubu olmanın sorumluluklarını çöpe mi atmalıyız birileri palazlanacak diye?
İnternetten ilaç satışının bir sürü sorun doğuracağı açıktır ama en önemlisini tekrar hatırlatmakta yarar var. Öncelikle bu durum ilaç ile hasta arasından eczacıyı çekiyor. İnternetten ilaç satışı olan ülkelerde en yaygın ölümlerin başında yanlış ilaç kullanımından kaynaklı ölümler geldiği bilinen bir gerçek. İnternetten ilaç satışı günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu.
İlaç, tüketim malzemesi değil; ihtiyaç halinde profesyonellerin desteği ile kullanılması gereken, yanlış kullanımı ölümcül olabilen bir sağalma kaynağıdır.
Gelelim maskeleme ajanlarına…
Tasarının başına iliştirilmiş diğer altı madde, internet satışının yutturulması için maskeleme ajanlarıdır demiştik. Evet, gelecek derdine düşmüş genç meslektaşlarımızın umudunu sömürmek için çürük elmanın şekeridir. Maalesef 2012 yasasının mesleğimizde açtığı bölünmüşlük hissini kullanmak ve genç meslektaşlarımızın da bu yasaya desteğini almak için serpiştirilmiştir.
Yasa tartışmaları sürerken genç meslektaşlarımız meslek örgütünden psikolojik olarak koparılmaya çalışıldığı da gözleniyor. Mesleği bu duruma getiren ve genç meslektaşlarımızı gelecek kaygısına sokan süreç aynı anlayışın bakanlıklarıyla inşa edilmemiş, sonuçları kendi sorumlulukları değilmiş gibi Sağlık Bakanı yancılarıyla birlikte yine onlar tarafından geleceksizliğe mahkûm edilen genç meslektaşlarımızı kendi amaçlarının pazarlık unsuru olarak kullanmaktadır. Genç eczacılar kimsenin pazarlık için kullanıp emeli gerçekleşince kenara atabileceği kişiler değildir. Geleceksiz bırakılmış geleceğimizdir…
Meslek örgütümüzün bu yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yok?
2012 yılında bugünler düşünülerek eczacılığa iktidar tarafından dayatılan değişikliklerin kurucuları genç meslektaşlarımızın sözcüsü gibi piyasaya çıktığı bu günlerde eczacılık meslek örgütü de olanca enerjisiyle kendi pozisyonunu gözden geçirmeli ve her birimiz kadar kıymetli genç meslektaşlarımız için çözümler üretmeli, bunun merkezi haline gelebilmelidir.
Genç meslektaşlarımız ile meslek örgütümüz gerçek temsilcilerle görüşmeli. Hantal yapılar üzerinden değil sahanın gerçekliğiyle hareket edilmeli. Gençlik meclisleri gibi daha çok öğrencilerle anılan yapıların kapsayamadığı 15binin üzerinde işsiz mezun eczacı var. Önemli miktarda da çalışan ama hakkını alamayan yardımcı eczacılar…
Daha önce bu sitede de defalarca vurguladığımız eczacılıkta işsizlik, eşitsizlikler, hak gaspları, geleceksizlik gibi gündemlerde acil ve gerçek uygulanabilir faaliyetler içine girilmeli. Bunlardan etkilenen eczacılar sürecin bizzat parçası kılınmalı. Eczacıların meslek örgütü iktidara yakın kliklerin eczacıları sakatlamasına ve butlanlaştırmasına karşı eczacıları özneleşmeye davet etmeli, bunun yolunu açmalı. Eczacılıkta yaşanan gerçeklikler ve gereklilikler tüm açıklığıyla eczacı kamuoyu ile tabandan inşa edilerek yaratılmalı. Şeker niyetine sunulmuş, genç meslektaşlarımızın geleceksizliğinin giderilmesine de anlamlı katkı sağlamayacak bu altı maddenin ötesine geçilerek yeni güncellemeler hayata geçirilebilmeli. İleri yaştaki eczacıların durumu, atama puan sorunu, verese durumu, nüfus kriteri vb. durumlar konuşulmalı ön yargısız ortak kararlar alınmalıdır. Gençlerin meslek örgütü ile bağlantısı gerçek temsille tekrar sağlanmalı. Dışarıdan dinlenen değil içeride inşa eden bir özneleşme yaşamalı genç eczacılar.
Eczacılık, halk sağlığının vazgeçilmez yapı taşlarından biri. Halk sağlıkçıların halkın sağlığını korurken bir sürü acı deneyime katlanarak görev bilinciyle toplum yaşamını sağaltma mücadelesi verdikleri bilinir. Piyasacılarsa daha fazla palazlanmak için halk sağlıkçılarının mücadelelerini boşa düşürmek arzusuyla “girişimcilikler” icat edip durur.
Boyun eğmeyenlerin, ilaç emekçilerinin yolu belli!
Çürük elma sizin olsun, acıyı bal eyledik…
NOT: Bu yazı yayına konulduğu sırada gelen bilgiye göre sonradan bir değişiklik olmazsa tasarının imzaya sunulduğu halinde ilk altı maddenin geri çekildiği yalnızca internetten ilaç satışı maddesinin kaldığı bildirilmekte…




